Ben Anamın Paşası....

Fotoğrafım
ANKARA, Türkiye
ATATÜRKÇÜ,LAİK BİR İŞ ADAMI.65 YAŞINDA VE 45 YILLIK CHP Lİ.ESKİ BELEDİYE BAŞKANI.CHP KONGRE ÜYESİ,ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ ÜYESİ,KEMALİST..VE HER ŞEYDEN DAHA ÖNEMLİSİ BİR ŞEHİT DEDESİ......

19 Şubat 2013 Salı

SAYGUN PAŞAYA ÖZGÜRLÜK VE ECE'YE MEKTUP


Erdoğan’nın Saygun Paşayı hastanede ziyaret ettiğini öğrendiğim gün twitter’da “Terörist başı af edilip,tahliye edildikten sonra şehit torunum için evime taziye ziyaretine gelirse,neler yapacağımı hayal bile edemem” içeriğinde bir tweet paylaştım.

Benim gibi binlerce kişi Erdoğanın Saygun Paşaya yaptığı ziyarete şaştı kaldı.Tepkiler gösterdi.Bende bunlardan biriydim.Bu konu ile ilgili blogda “Erdoğan insafa(mı)geldi” başlığıyla bir yazıda yazdım.Erdoğan’nın Saygun Paşanın elini tutarken çekilen fotoğrafı görünce,Saygun ailesinin açıklamalarını okuyunca ,hem Saygun Paşaya hem de aileye biraz sitem ettim.

Erdoğan’nın Saygun Paşaya yaptığı ziyareti,daha da haddimi aşarak Terörist başının şehit ailesine taziye ziyareti ile eş tuttum.Bu bir hataydı.Erdoğanın şahsını değil,ama  bende dahil hiç kimse TÜRKİYE CUMHURİYETİ BAŞBAKANINI bir teröristle eşit görme hakkına sahip değildir.Tıpkı O Başbakanının,mahkemelerin iftiralarla ülkenin kahraman Subaylarını terörist olarak suçlayamayacağı gibi…
Günlerdir sosyal-görsel medyada yazılıyor çiziliyor.Ece Saygun başta olmak üzere tüm aileye bu gelişmeler nedeni ile hakarete varan sözler sarf ediliyor.Üstelik bunları yapanlar AKP’li falan da değil.Bunları yapanlar bizzat kendi içimizde olanlar.

Tüm bu gelişmeleri analiz ederken aklıma 12 Eylül döneminde yaşadıklarım geldi.Bir çok yazımda  da paylaştığım üzere o dönemde genç bir CHP li yönetici olmam nedeni ile  1.5 yıl hapiste tutulup, yargılandım. İşkenceler gördüm. Neredeyse topal kaldım. Ama en sonunda suçsuzluğumu ispat edip beraat ettim. Ben bu kadar zulümden sonra beraat ettim ama, ailemin bu 1.5 yıl yaşadığı dram romanlara konu olur.O 1.5 yılda dost bildiğim hiç kimse ailemi arayıp sormamıştır.Evlatlarım okulda gerek öğretmenleri,gerekse arkadaşları tarafından terörist çocuğu olmakla itham edilip itilip,kalkılmıştır.O dönemde bugün CHP yönetiminde olan dost bildiklerimiz aileme manevi açıdan destek olmak bir yana,telefonlara çıkmamış,kapılarını bile çalmamıştır.Aileme en büyük destek ise o dönem Ankara Çankaya semtinde Enis Behiç KORYÜREK sokakta oturduğumuz apartmanda bir komşumuzdan gelmiştir.Benim yokluğumda o komşum ailemin yanında maddi,manevi her daim destek olmuştur.Üstelik bu komşum o dönemin MSP partisi milletvekilidir ve sonrası ERBAKAN hükümetlerinin önemli bir ismi olmuş ve bakanlık yapmıştır.Kısacası koyu CHP’li bir ailenin yanında kimsenin olmadığı dönemde,Erbakan’nın sağ kolu olmuş bir isim,komşum aileme sahip çıkmıştır.O kişinin haklarını ömrüm boyunca ödeyemem.

Elbet Başbakanın Saygun Paşaya yaptığı ziyaret,aileme destek olan kişinin yaptıklarıyla aynı değildir. Başbakanın bu tavrı tamamı ile siyasi bir şov ve Cemaat-ABD-İngiltere troykasına mesajdır.Bu mesajın cevabı bu troyka tarafından hemen verilmiş,mahkemeler bir çok Paşamızı tutuklamıştır ama, Erdoğanın bu ziyareti sonucu,onun taraftarı bir çok insan bu iftiralar için acaba demeye başlamıştır.

Ben bu yazımı Saygun ailesine iletilmek üzere ECE kızımıza bir mektupla sonlandırmak istiyorum…

“Sevgili Ece;
Sonunda zorlukları aşıp amacına ulaştın. Can baban başarılı bir ameliyat sonrası hızla iyileşiyor. Tahliyesine de karar verildi. Artık onu kapısında bir zamanlar komutanı olduğu o Jandarmalar beklemeyecek. Çok yakında eminim baban,mutluluklar yaşadığınız evinizde koltuğuna oturup senin elinden hiç düşürmediğin o tespihi  alacak ve yine senin ellerinle yaptığın kahvesini yudumlayacak, ama cezaevinde haksız yere tutulan silah arkadaşlarını unutmayarak,içi hep buruk kalacak…

Sevgili Ece;Siz ve sizin gibi mağdur olan aileler acılarıyla boğuşurken bizler sizlere destek olmak için kendimizce elimizden geleni yaptık.Tıpkı bir şehit haberi geldiğinde,şehit ailesinin acısını diğer şehit haberi gelene kadar  paylaşmaya çalışarak destek olduğumuz gibi!!!!.Ateş düştüğü yeri yakar.Bugün seninle tüm üzüntünü paylaşanlar sen evinin kapısını kapattığında dışarıda kalıp hayatlarına kaldıkları yerden devam ederler,ama sen o kapanmış kapının arkasında acılarınla yoğrulmaya devam edersin.

Herkes senin acını,gözyaşını,çırpınışlarını sadece  anlık yaşar.Ama senin yaşadıkların içinde her geçen dakika daha da büyüyerek kor ateş halini alır.

Babanın ölümle,kalım arasında gidip geldiği anları,onu bir daha görememe ihtimalini yaşadığın süreci sadece seninle aynı kaderi paylaşanlar anlayabilir.Kısacası senin yaşadıklarını bilmeyenler seni hiçbir zaman anlayamazlar,tıpkı bugün anlayamadıkları gibi.

Sosyal medyada yazılan tweetleri okuyorum.Sana,ailene hatta Saygun Paşaya hakaretlere varan paylaşımlar yapılıyor.Bunu yapanların hesaplarını incelediğimde sözde vatansever geçinenler olduğunu görmek beni kahrediyor.Üzülme bunlara,burada “Benim Anam,Yeşil gözlü bir kürt kadınıydı,ama her daim Ne Mutlu Türküm der ve bundan  gurur duyardı,Bize Atatürk sevgisini o aşıladı”yazdığım için beni Kürt ve PKK’lı olmakla suçlayıp,bu ülkenin bölünmez bütünlüğü,bayrağı için şehit olan torunuma “O BİR KÜRT PİÇİ” diyecek kadar aşağılık insanlarda var.

Bugün seni ve aileni eleştirenler, empati yapıp bir dakika kendini senin yerine koymayı başarırsa emin ol yaptıklarından,yazdıklarından çok pişman olacaklar.

Güzel kızım unutma; “Eşekten düşenin halini,eşekten düşen anlar…” bu sözün üstüne söylenecek her şey teferruat kalır elbet anlayabilene.

Gözlerinden öpüyor,Paşama sevgi ve saygılarımı sunuyorum”

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder