Ben Anamın Paşası....

Fotoğrafım
ANKARA, Türkiye
ATATÜRKÇÜ,LAİK BİR İŞ ADAMI.65 YAŞINDA VE 45 YILLIK CHP Lİ.ESKİ BELEDİYE BAŞKANI.CHP KONGRE ÜYESİ,ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ ÜYESİ,KEMALİST..VE HER ŞEYDEN DAHA ÖNEMLİSİ BİR ŞEHİT DEDESİ......

23 Kasım 2011 Çarşamba

DERSİM GERÇEĞİ..

CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün, “Dersim katliamının sorumlusu devlet ve CHP’dir. Atatürk de bu olaylardan haberdardır. 1938 yılında Dersimde Türkiye Cumhuriyeti tarihinde en büyük kitle soykırımı yapılmıştır. Dersimde isyan dahi olmaz” Söylemine balıklama atlayan karşıdevrimciler, numaralı cumhuriyetçiler, liboşlar hemen saldırıya geçtiler.
Milletvekilinin bu söylemi daha önce olmasına karşın özellikle 10 Kasım Atatürk’ün ölüm gününde kamuoyuna açıklanması ayrıca düşündürücüdür.
Cumhuriyet kurulduğundan beri büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’e ve devrimlerine her dönemde saldırılar olmuş ve gün geçtikçe artarak bu günlere gelinmiştir.
Bu güne kadar büyük öndere ve devrimlerine yapılan saldırılarda Atatürk’ün partisi CHP ve İsmet İnönü perde olarak kullanılmış, ancak Tunceli CHP milletvekili Hüseyin Aygün’ün talihsiz beyanları sonrasında Mustafa Kemal Atatürk’e doğrudan dil uzatılarak, asıl amaçlarını ve hedeflerini açıklamışlardır. 
Mustafa Kemal Atatürk dünya çapında ün yapmış bir devrimcidir. Emperyalistlere teslim bayrağı çekmiş ve imzaladığı Sevr anlaşması ile ülkenin bölünmesini kabullenmiş bir imparatorluğun bu teslimiyetini kabul etmeyerek halkı ile birlikte verdiği kurtuluş savaşını utku ile kazandıktan sonra, devraldığı bir enkazın külleri üzerine kurduğu laik Türkiye Cumhuriyetini “ilelebet” yaşatmak için hiçbir karşı devrim hareketine karşı kayıtsız kalmamıştır.
Dünyada örnekleri bulunan tüm devrimlerde, yerli yerine oturulana kadar devrim yasaları uygulanmıştır. O dönemleri sonraki yıllarda ve normal düzene geçiş sürecinde değerlendirmek yanlıştır. Bu yanlışlığı kabul etmeyenler ise kötü niyetlidir.
Örneğin;
1925 yılında şapka devrimi kabul edilirken, istemezükkkk naralarına karşı İstiklal mahkemelerinin görevlendirilmesini bu gün tartışmak abesle iştigaldir. (Boş ve gereksiz şeylerle uğraşmaktır.)
Dersimde bir isyan olmadığını söylemek gerçekleri gizlemektir.
Bombalamaya neden olan isyan olayı, araştırmacı yazar Sayın Erol MÜTERCİMLER’İN  “AYNADAKİ TARİH” Kitabında açıkça belirtilmiştir.
 “Dersim İsyanı, Osmanlı döneminde yurtluk ve ocaklık olarak özerk bir yönetime sahip olan aşiretlerin tek otoriteye bağlamaya karşı çıkışlarının sonuçlarından biridir denilebilir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla özerkliğini kaybeden bölgedeki aşiretler, asker ve vergi yükümlülüklerine itiraz ederler. Yani bir vatandaşın yerine getirmesi zorunlu olan yükümlülüklerden kaçarlar. Bu da Devlet tarafından kabul edilemez bir eylemdir. S.263,”
“1935 yılına gelindiğinde Tunceli’de hala devlet otoritesi kurulamamış ve aşiret düzeni ve hukuku egemendi. Tunceli tarihi üzerinde araştırma yapan hemen tüm yazarların ortak yargısına göre, burada yüz yıllar boyunca hiç devlet otoritesi egemen olamadı. Cumhuriyet kurulduğunda da bu durumun devam etmesi için yoğun çapa harcandı. Ama bölgede yüzlerce yıldır egemen olan, yoksul halkı soyan ağa, bey, aşiret reisi hatta seyit unvanlı kişiler devletin otorite sağlama girişimlerine karşı çıktı. Bölgede devlet otoritesinin kurulabilmesi için yollar, köprüler, okullar yapılması gerekiyordu. Cumhuriyet yönetimi 1930 sonrası bu kurumları yapmak ve yaygınlaştırmak için çok uğraşmıştır. Ama bölgenin yüzyıllardır ekonomisine egemen olan aşiret unsurları buna direnmeye başlamıştır. Çünkü kendi otoriteleri kırılacaktı. İsyanlarda bu husus nedense bazılarında göz ardı edilir. S.264”
Sayın Mütercimler kitabında ayrıca, Naşit Hakkı Uluğ’un “Tunceli Medeniyete Açılıyor” adlı kitabından yaptığı alıntıda “Halka karşı gösterilen kurtarıcı alaka ve geçim yolları yaratan tedbirler, hükümet nüfuzunu her gün bir kat daha arttırıyor......... Dersim eşkıyalığının sonunun geldiğini, artık halkı bir köle gibi kullanamayacaklarını gören ağalar, son defa bir talih tecrübesi daha yapmak istediler. Halkı karakollar ve köprüler aleyhine tahrik ederek  bunları yıkmak istediler....... Ağaların tahrikine uyan Dersim’liler 21-22 Mart 1937 gecesi Kahmut köprüsünü yıktılar ve karakola tecavüze başladılar. S.265”
Bu gerçekler karşısında Hüseyin Aygün’ün isyan olmamıştır demesi de inkârdan öteye değer taşımamaktadır.
Dersimde onlarca aşiret bulunmasına karşın, İsyanı çıkaran Seyyid Rıza’ya katılanların (Haydaran, Demenan, Yusufan, Kureyşan) sayısı oldukça azdır. 
Dersim isyanı iki safhadadır.
Birinci safhası, 1937 yılı Mart ayında başlayan, 1937 yılı Eylül ayında bastırılıp elebaşları yakalanarak yargılanan ve Kasım ayında biten yargılamalar sonucunda 7 kişi idam edildiği safhadır.
 İkinci safha ise, 1938 yılında başlayan ve Eylül ayında bastırılan safhadır.
Ancak, şunu teslim etmek gerekir ki isyanı bastırma harekâtı, halka karşı orantısız güç kullanılarak birçok günahsız insanın hayatını kaybetmesine ve olayın çokça kişi tarafından katliam olarak nitelendirilmesine neden olmuş, isyanı bastırma operasyonuna katılanların bu basiretsizliği, devletin sırtında bir yük olarak kalmıştır.
İkinci isyan döneminde Başbakan Celal Bayar’dır. Genel Kurmay Başkanı Fevzi Çakmaktır.
Şu anda dersim isyanını bahane ederek yüce Atatürk’e dil uzatan sağcı ve karşıdevrimciler bu iki yetkiliyi de yere göğe kondurmuyorlar.
Amaç, Atatürk’ü ve onun devrimlerini yok etmektir.
Doğum ve ölüm tarihi olmadığı halde 17 Kasımda Sultan Abdülmecit’i anma, Sabiha Gökçen adının İstanbul’daki hava limanından kaldırılmasını isteme, Tunceli’ye tekrar Dersim adının verilmesini isteme bunun kanıtları değil mi?
Bütün kışkırtmalara karşın aydın Tunceli halkı her zaman laik Cumhuriyet ve Atatürk devrimleriyle barışık olmuştur.
Dersim olayını bahane ederek büyük öndere saldıranlar, rezaletlerinin son perdesini oynamaktadırlar.

5 yorum:

  1. Atatürk TAR-TI-ŞI-LA-CAK. Tartışanları bloklamak yerine varsa mantıklı savlarınızla çıkın ortaya. Sevan Nişanyan'ı yalanlayın mesela. Açık seçik karşı belgeleri ortaya koyarak. Gerçek bir tarihçi gibi! Eğer Atatürk sizin iddia ettiğiniz kadar büyük bir liderdi ise onu tartışmak isteyenlere karşı tek savunmanız onları bloklamak olmamalı. Bu sizin davanızın sağlamlığını anlatmıyor bizlere. Aksine aciz olduğunuzu düşünüyoruz!

    YanıtlaSil
  2. Siz ve sizin gibiler tartışabilir.Ama ben ve benim gibiler TAR-TI-ŞA-MAZ.TAR-TIŞ-MAZ..Çünkü ben ve benim gibilere göre ATATÜRKÜN olumsuz yönde tartışılması gereken bir durum yoktur.Twitter'daki yazıma, burada ve twitter'daki yorumunuza istinaden bende bir kez daha yazıyorum.
    "Velev ki; Dersim, Atatürk'ün emriyle veya bilgisi dahilinde bombalanmış olsun, bir itirazınız mı var beyler, buradan hareketle nereye varmak istiyorsunuz?

    Atatürk Dersimi bombalattı diyerek;

    Anıt Kabiri Atatürk'ün başına yıkıp, onun yüce naaşını sokağa atarak, önünde sevinç naraları attıktan sonra, gizlice ve kimsenin bilmediği başka bir yere gömerek, Anıt Kabir' in çok değerli olan arsasını parselleyerek, açık artırma ile Araplara mı satalım?

    Bir yasa çıkararak, kendisine verdiğimiz Atatürk soyadını ve mareşal rütbesini geri mi alalım?

    Savaşarak, düşman işgalinden kurtardığı ülkemizi, emperyalistlere geri mi verelim?

    Kurduğu Türkiye Büyük Millet Meclisini kapatarak kapısına kilit mi vuralım?

    Kaldırdığı saltanatı ve halifeliği, AKP iktidarının yakın zamanda andığı ve özlem duyduğu Abdülmecit ve Vahdettinleri, geri mi getirelim?

    Harf ve kıyafet devrimlerini iptal edip, Arap harflerine ve kara çarşafa geri mi dönelim?

    Laikliğe son vererek, yeniden dini eğitime ve şeriata geri mi dönelim?

    Bunları mı istiyorsunuz?

    Dersimde katliam ve soykırım yapıldığını iddia ederek, bu iddiaları, hiç gereği yokken yeniden gündeme getirenler, Ermeni Diasporasının, sözde Ermeni soykırım iddialarına yeşil ışık yaktıklarının farkındalar mı?

    Ülkemizde otuz yıldır süren ve otuz bin kişinin ölümüne yol açan PKK terör örgütünün yaptığı katliamı ve bu katliamı on yıldır tek başlarına iktidar olmalarına ve günümüzün tüm imkanlarına rağmen önleyemeyen AKP iktidarının bu beceriksizliğini görmezlikten gelerek, PKK terör örgütünün yaptığı ve halen yapmaya devam ettiği güncel katliama sessiz kalan kişi ve çevrelerin, 73 sene öncesini kaşıyıp didiklemelerinde iyi niyet ve samimiyet arayabilir misiniz?

    Evet, diyelim ki Mustafa Kemal ATATÜRK, şöyle veya böyle Dersim olaylarının içinde yer aldı.

    Var mı itirazınız?

    (Bu arada bloklama konusunda,taktir edinki bu olay benim insiyatifimde.Ben benimle Atatürkü tartışma cüretini gösteren hiç kimseyle fikir alışverişinde bulunmak ve yorumlarını okumak istemiyorum.Sebep budur)

    YanıtlaSil
  3. 1915 Ermeni tehcirinde, Dersim vadisinden geçen iki ermeni konvoyunu talan ettikleri, mallarını yağmaladıkları ve Ermenileri kılıçtan geçirdikleri için; Bizzat Talat Paşa eliyle bölgede tehciri yürüten yetkililere mektup yazarak;

    - Dersim bölgede asayiş sağlanamadığından, bölgeden kesinlikle kervan sevk edilmemesini emreden mektuplarının halen arşivlerde olduğunu

    neden yazmaz Sevan Nişanyan??!!!

    Yazmaz, yazamaz çünkü o kurulmuş bir kukladır ve zembereği boşalana kadar kuklacının istediklerini yazar/söyler.

    Sayın büyüğüm, her "kendimi hıyar gibi hissediyorum" diyene serpecek tuzumuz yok artık.
    Sevgi ve saygılarımla,

    @KemalDenizer

    YanıtlaSil
  4. Sevgili ihtiyarlar, siz kendinizi bu gerçeğe hazırlayın da, ölür giderseniz o günleri görmeyip kendinizi şanslı addedersiniz. Arkanızda kalan dava arkadaşlarınıza da fikri bir zemin hazırlayın o günler için. Ne yapacaklar, nasıl karşı koyacaklar bilsinler. Bu tavrınız sürdürülebilir değil, muktedir olduğunuz dönemlerde milletin sûkutunun ikrardan geldiğini zannediyordunuz ama kazın ayağı öyle değil. Alışın buna artık...

    YanıtlaSil
  5. Eski Türk geleneklerinde, bir kişi dişe dokunur iş yapana kadar "adsız" dolanır dururdu. Zannım odur ki; yukarıdaki "Adsız" arkadaş henüz dişe dokunur bir iş yapmadığından karaladığı birkaç satırın altına adını yazacak durumda değil. Yoksa ne diye korkuğ adını gizleme ihtiyacı hissetsin? Değil mi ki devran döndü, dümene kendi zihniyeti geçtiği dönemde korkuyor olması normal değildir?!

    Adsız arkadaş, ya maskeni çıkaracak kadar yürekli ol ya da maskeli baloya git.

    Kafa boşluğundaki nesneyi kime kiraladıysan, ondan kira talep et bari.. bedavaya işgal etmesinler.

    Kemal Denizer

    YanıtlaSil