Aylar önce yazmıştım 12 Eylül Darbecileri kanunlarımız gereği yargılanamaz diye.Neden yargılanamayacaklarını tekrar detaylı olarak yazının ikinci bölümünde anlatacağım.Fakat bu yargılama konusunu önce vicdanlara sormak lazım.Üstelik bunu vicdanlara sormanın gereğine inanan ben 12 Eylül darbesinin büyük mağdurlarındanım.
12 Eylül sabahı geldi aklıma birden. Çankaya,Enis Behiç
Koryürek sokaktaki evimden dışarıya baktığımda
Gri Ankara sanki derin bir sessizliğe gömülmüşçesine bir sonbahar sabahı
yaşıyor.Sokaktaki hemen hemen her evin balkonunda bir Türk bayrağı.Balkonunda
kahvaltısını yapan komşuların birbirleriyle paylaştıkları mutluluk
ifadeleri.Günler ilerledikçe tankları coşkuyla karşılayan milyonlar,kudretli Paşa’lara
gösterilen sevgi selleri..Bu gösterilen sevgi,bu coşku Kuzey Kore deki gibi
zorla yaptırılmış,kurgulanmış değildi.Aksine milyonlar bu sevgiyi yüreklerinde
yaşıyorlardı. Manzara buydu.Bu sevgi seli,bu coşku yıllar boyu böyle sürdü
gitti.Nede çabuk unutuldu o sevgi gösterileri,o sadakat mesajları.
Peki Darbeyi halkın bu kadar desteklemesi,askere
gösterilen bu sevginin ana sebebi neydi?.Bugün ki sebeplerden pekte farklı
değildi. Terör,istikrarsızlık ve diğerleri….Hergün çatışma,her gün şehit,her
gün hiç uğruna ölen binlerce sivil halk.
Siyasi partilerin birbirlerine duydukları kin,liderlerin
ihtirasları ülkeyi her geçen gün kaosa sürüklemeye devam ediyordu kısacası.Öyle
ki TBMM ‘i boş bulunan bir numaralı makama CUMHURBAŞKANLIĞI koltuğuna kimseyi
oturtturamıyor,onlarca tur yapılıyor hatta bu turlarda milletvekilleri
ATATÜRK’ün koltuğuna Bület ERSOY’u bile layık görüp ona oy atıyordu.
Elbette bunların hiç biri Darbeyi meşru kılamaz.Ama bu gidişe sivil otorite dur demeyip daha da körükleyince Asker yönetime el koydu.Bugün halk ne derse desin,o gün askeri hiçbir baskı altında olmadan ülkenin dört bir yanında halk çiçeklerle,sevgiyle,coşkuyla karşıladı.
Şimdi düşünebilirsiniz. Hem darbede mağdurum diyorsunuz,
hemde sanki bu darbeyi destekliyor gibi konuşuyorsunuz.
“Evet darbenin mağduruyum. CHP neferi olmam, o dönem genç yaşta il yöneticisi olarak aktif çalışmam nedeni ile 1.5 yıl işkencede yapılarak cezaevinde tutuldum.1.5 yıl sonra dosyaları Bugün ki Silivri mahkemelerinin aksine detaylı inceleyen sıkıyönetim mahkemesi tarafından beraat ettirildim.
12 Eylül Darbecileri bugün yargılanmaya hazırlanıyor.Peki sadece iki Paşayı yargılayarak Darbenin izleri silinebilinirmi.Darbecilere Danışma meclisi üyeliği,Bakanlık,müsteşarlık,Valilik,Hakimlik,Savcılık vb. yapanlar masummu yani.
Ya Darbecilere sokaklara dökülüp hiçbir baskı yada zulüm olmadan alkış tutan,övgüler yağdıran halk.En az Darbe yapanlar kadar suçlu değillermi.Eğer Darbe yapmak kanunla suçsa (ki değil altta detaylı anlatacağım)bu suça ortak olanlar, suçu ve suçluları övenlerde suçlu değilmi.
O vakit onlarında yargılanması da gerekmezmi.Elbet gerekir.Ama AKP hükümetinin derdi zaten hayatlarının son demlerini yaşayan Evren Paşa ve Şahinkaya dolayısıyla 12 Eylül darbesi ile değil ki.AKP nin amacı Ergenekon davası üzerinden Askere Aba altından sopa göstermekten başka bir şey değil.
* * *
YARGILAYAMAZSINIZ;
Ben bir hukukçu değilim. Lakin,15.maddenin kaldırılması da, hukuken 12 Eylül yönetiminin yargılanması için yeterli olamayacaktır.
Darbe girişiminin başarısız olması halinde darbecilerin
yargılanmalarına neden olacak olan suç tipi, Anayasayı ihlal suçudur. 765
sayılı eski Türk Ceza Kanununun 146 ve 5237 sayılı halen yürürlükte olan Türk
Ceza Kanununun 309. maddelerine uyan Anayasayı ihlal suçuna sadece teşebbüs
edilmesi hali suç sayılmış ve Anayasayı ihlale teşebbüs fiilinin tamamlanması
ve sonuç alınarak başarılı olunması, suç kabul edilmemiştir. Bu Ceza Kanunu
hükümleriyle, işin tabiatı gereği, darbe girişiminin, yani anayasayı ihlale
teşebbüs eyleminin tamamlanması halinde,
darbecilerin kendi anayasal düzenlerini kurarak artık meşrulaşacakları gerçeği
kabul edilmiştir.
Ceza hukukunun en temel ilkelerinden biri de, “KANUNSUZ SUÇ VE CEZA OLMAZ” ilkesidir. Bu ilke uyarınca, ceza kanunlarımızın suç saymadıkları, tamamlanarak kendi meşruiyet’ ini ilan eden Anayasayı ihlal eyleminden dolayı, o eylemi gerçekleştirenleri yargılamak, hukuken mümkün değildir.
Kaldı ki, 12 Eylül yönetimi, beğenelim veya beğenmeyelim,
1982 Anayasasını yaparak halk oylamasına sunmuş ve bu Anayasa, halkımızın çok
büyük ekseriyeti tarafından “evet” oyuyla kabul edilerek yürürlüğe sokulmuş ve
darbeciler, halk oyu ile yani, Recep Tayyip ERDOĞAN’ın ifadesiyle, milli irade
tarafından sandıkta aklanmıştır.
Herkesin,
darbelere karşı gözüktüğü bugünkü koşullarda, acaba yanlış mı anlaşılırım
endişesiyle, bu yazıyı kaleme alıp almama konusunda uzun süre düşündüm. 12
Eylül darbesinin en büyük mağdurlarından biri olarakta,bu aldatmacayı yazmanın
bir görev ve sorumluluk olduğunu düşündüm.
En başta AKP Genel Başkanı Recep Tayyip ERDOĞAN olmak
üzere, tüm iktidar ve muhalefet partilerinin mensup ve yöneticilerine buradan
sesleniyor ve gerçekten demokrat, darbelere karşı ve darbeci olmakla
suçladığınız kişilerden farklı
kişiler olduğunuzu halkımıza
göstermek için;
-12 Eylül Anayasasının çatısı altında, politik
menfaatleriniz için, 1982 Anayasasının sadece bazı maddelerinde kısmi
değişiklikler yapma sevdasından vazgeçerek, büyük bir toplumsal uzlaşı ile
tümüyle yeni demokratik bir Anayasa yapmayı,
-Anayasanın geçici 15. maddesini kaldırarak 12 Eylül
yönetimininden hesap sorma olanağını sağlamadan önce, çuvaldızı kendinize
batırarak, sınırsız olan
dokunulmazlıklarınızı, kürsü ile sınırlandırmayı ve kendi işlediğiniz suçların hesabını, yargı önünde
sıcağı sıcağına vermeyi,
Düşünüyor ve istiyor musunuz?
Haydi bakalım, Halep oradaysa arşın burada. Gösterin samimiyetinizi.
@ataturkhaber
*Hukuki bilgilerde ki yardımları için Emekli Hakim-Avukat G.YİĞİTBAŞINA Teşekkürler.
*Hukuki bilgilerde ki yardımları için Emekli Hakim-Avukat G.YİĞİTBAŞINA Teşekkürler.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder