Ben Anamın Paşası....

Fotoğrafım
ANKARA, Türkiye
ATATÜRKÇÜ,LAİK BİR İŞ ADAMI.65 YAŞINDA VE 45 YILLIK CHP Lİ.ESKİ BELEDİYE BAŞKANI.CHP KONGRE ÜYESİ,ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ ÜYESİ,KEMALİST..VE HER ŞEYDEN DAHA ÖNEMLİSİ BİR ŞEHİT DEDESİ......

13 Temmuz 2012 Cuma

ERDOĞAN CUMHURBAŞKANI OL(A)MAYACAK…




Türkiye’de Siyaset öyle acımasız bir oyundur ki, gece den sabaha bir siyasinin, bir partinin, bu ülkenin kaderi değişebilir.

Bir gece önce hiç tanımadığınız biri sabah kalktığınızda şehrinizin belediye başkanı, milletvekili adayı olabilir. Yine bir geceden sabaha hiçbir siyasi vasfı olmayan biri bir bakarsınız bir siyasi partinin Başkanı olarak ortaya çıkabilir.

Peki, siyaset bu kadar kolay işleyen bir oluşumdur. Bana göre siyaset tıpkı resim yapmak, enstrüman çalmak gibi bir sanattır. Ama ne yazık ki ülkemiz üzerinde menfaatleri hiç bitmeyen oluşumlar ve ülkeler bu sanatın icrasına izin vermemektedir.

Bir gecede Liderler yaratan güçler, bir gecede o liderleri de koltuklarından alaşağı edebilecek güçtedir.
12 Eylül sonrası Siyasi partilere baktığımızda CHP hariç gerek partilerin, gerekse liderlerinin ömrü en fazla 10 yıl olmuştur. Son kurulan ve dış güçlerce korunup kollanan AKP de de durum diğerlerinden farklı değildir. Hatta parti tüzüğüne 3 kez den fazla seçilememe maddesi dahi konulmuştur.

Recep Tayyip Erdoğan; Gerek ABD’nin gerekse onun maşalığını yapan Gülen cemaatinin desteğini alarak siyasette hızlı bir yol kat etmiş inanılması zor ama 3.dönem hatta oylarını her defasında daha da artırarak iktidarda kalmayı başarmıştır.

Fakat Erdoğan’ının farkına varmadığı, yada varmak istemediği bir konu vardır ki; bu başarıyı ona getiren tek şey onun karizmatik kimliği değil, onu destekleyen dış güçlerin olağan üstü çabasıdır.

Cemaat ve ABD bunun farkına varmış olmalıdır ki, kendisine 7-8 aydan beri uyarılar yapmaktadır. Uludere olayı, Şike yasası, MİT kanunu, mevcut Cumhurbaşkanın 2.kez seçilme hakkının AYM tarafından tescillenmesi ve en son olarak Suriye tarafından düşürüldüğü iddia edilen ama gerçekte böyle olmayan ve 2 şehit verdiğimiz uçak kazası Erdoğan’ı zorda bırakmak için yapılmış sert uyarılardı.

Her ne kadar ilk başta Erdoğan bu uyarılara kulak asmasa da, bu başarıların kendisinden kaynaklandığını sansa da, daha önceki siyasilerin yaptığı gibi oda kaderine boyun eğmek zorunda bırakılmıştır. Kaldı ki, Erdoğan cemaatleri, dış güçleri karşısına almayı göze alıp bir parti kursa barajı bile aşamaz. Buna en iyi örnek Erbakan hocadır.

ABD ve onun maşası Gülen; İngiltere ve orada faaliyet gösteren cemaatler öncelikle 2014 Türkiye’sini, sonrasında gelecek 10 yılın siyasi haritasını belirlediler.

Bugüne kadar adı sanı bile birçok kişi tarafından bilinmeyen, lakin milli görüş hareketinin bölücülüğünü başarıyla yapan, Siyasi Hocası Erbakan’a tıpkı Erdoğan gibi ihanet eden HAS parti G.Başkanı Numan KURTULMUŞ sanki beklenen son mehdi gibi bir anda ortaya atılıvermiştir.

30.Haziran.2012 de Numan KURTULMUŞ’la ilgili “Numan Kurtulmuş'un AKP - ABD ve Fethullah sevdası”başlıklı bir yazı kaleme almıştım.(linkteki yazıyı da okumanızı öneririm)    http://ataturkhaber.blogspot.com/2012/06/numan-kurtulmusun-akp-abd-ve-fethullah.html

Bu yazıda KURTULMUŞ gerçeğini, ve bugünlere  nasıl hazırlandığını anlatmıştım.

Erdoğan’ı gözden çıkaran güçlerin yeni lider adayı Numan KURTULMUŞTUR. İlk genel  seçimlerinde Numan KURTULMUŞ milletvekili seçilecek ve AKP G.Başkanı olup Başbakanlık koltuğuna otutturulacaktır .Peki Erdoğan ne olacaktır?.

Beklendiği gibi Erdoğan Cumhurbaşkanı olamayacaktır. Anayasa mahkemesi Erdoğan’ın istediği gibi Gül’ün görev süresinin 7 yıl olduğuna karar verirken, mevcut Cumhurbaşkanının 2.kez 5 yıllığına seçilmesine de vize vermiştir. Yani GÜL 2014 yılında 2.kez Cumhurbaşkanı olabilecektir. Buda ABD ve İngiltere’nin Erdoğan’na son oyunudur.

2007 yılında Gül ‘ün Cumhurbaşkanı olmasını ne ERDOĞAN, nede ABD ve Gülen istiyordu. Gül Erdoğan ekibinin aksine ABD sevdalısı değil İngiliz sevdalısı bir politikacıydı. ABD, maşası Gülen cemaatinin önde gelen ismi Bülent Arınç’ın Cumhurbaşkanı olmasından yanaydı. Ama İngiltere ile yakınlığı her daim bilinen Gül İngiliz hükümetinin baskı ve istekleri ile ABD de ikna edilerek Cumhurbaşkanı seçtirildi. İngiltere’nin 2.amacı ise Numan KURTULMUŞ yerine  Muhsin Yazıcıoğlu’nun Erdoğan yerine Başbakanlığa getirilmesiydi. Yazıcıoğlu ölümünde bir süre önce İngiltere’ye ziyarette bulunmuş, Kraliçe ile de görüşmüş, hatta Kraliçe tarafından İngiltere’nin önemli bir nişanı ile onurlandırılmıştı. Ama İngiltere’nin bu hayali uzun sürmemiş, Muhsin Yazıcıoğlu bana göre failleri belli olan bir helikopter kazası ile öldürülmüştür. Umarım aynı kaderi Abdullah Gül’de yaşamaz.

Sonuç olarak RECEP TAYYİP ERDOĞAN TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN 12.CUMHURBAŞKANI OLAMAYACAKTIR.

Çünkü Türkiye Cumhuriyeti Siyasi tarihine bakıldığında görüleceği üzere Erdoğan 10 yıllık kullanım süresini çoktan doldurmuştur. Üstelik diğerlerinin aksine bu 10 yılda ki başarıyı kendi başarısı olarak görmüş, ona bu koltuğu verenlere karşı ihanette bulunmuştur. Ama unuttuğu bir şey vardır ki siyaset bir oyun sahnesidir. Bugün başrolü oynayanlar, yarın figüranlık rolünü bile oynayamazlar. İlk genel seçimlerde Başbakan Numan KURTULMUŞ’tur,12.Cumhurbaşkanı’da ABDULLAH GÜL olacaktır. Bunu söylemek benim için çok acı ama biliniz ki, gelen gideni aratacaktır.

Güle, Güle ERDOĞAN… TARİH SENİ AF ETMEYECEKTİR.

*Yazıda paylaştığım düşüncelerim kesinlikle niyet okuma değildir. Son gelişmelerle birlikte Türk Siyasi tarihini inceleme zahmetini gösterirseniz benimle aynı sonuca varacak, biz bu filmi kaç kere daha görmüştük diyeceksiniz.

1 yorum:

  1. ağzınıza sağlık.. tüm gerçekleri satırlara dökmüşsünüz..

    YanıtlaSil