Ben Anamın Paşası....

Fotoğrafım
ANKARA, Türkiye
ATATÜRKÇÜ,LAİK BİR İŞ ADAMI.65 YAŞINDA VE 45 YILLIK CHP Lİ.ESKİ BELEDİYE BAŞKANI.CHP KONGRE ÜYESİ,ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ ÜYESİ,KEMALİST..VE HER ŞEYDEN DAHA ÖNEMLİSİ BİR ŞEHİT DEDESİ......

30 Ekim 2011 Pazar

Suudi Arabistan'a Demokrasi Geldi de Benim mi Haberim Olmadı?

Sayın Başbakanımız, ülkemizin en acil ve öncelikli sorunu olan bölücü PKK terörünün görüşüleceği Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna katılma  gereğini duymayarak, taziye ziyaretinde bulunmak amacıyla, Suudi Arabistan'a gitmeyi içine sindirebilmiştir.

Ben, Sayın ERDOĞAN'ın Meclis Genel Kuruluna katılma alışkanlığının bulunmadığını biliyorum. Bu nedenle, Meclis Genel Kuruluna katılmak yerine Suudi Arabistan'a taziye ziyaretinde bulunmasını pek yadırgamadım.

Ancak aklıma bir konu takıldı.

Biz, bir an için, Sayın Başbakanımızın; PKK' nın Hakkari saldırısından sonra, gazete ve televizyon patronlarını ve genel yayın müdürlerini huzuruna çağırarak onlara kibarca bazı haberleri sansür etmeleri konusunda uyarması bir yana, özgürlüklere, insan haklarına ve demokrasiye aşık bir Türk evladı olarak, Tunus dan başlayarak, Mısır, Libya ve Suriye gibi  diğer Arap ülkelerine de yayılan Arap baharına destek vererek önderlik yapmasına ve halkına zulmettiği, insan haklarına ve demokrasiye saygılı olmadığı için Kaddafi yönetimine karşı ayaklanan Libyadaki isyancı muhaliflere Amerika, Fransa, Almanya ve İtalya ile birlikte Nato desteği sağlayarak, Libya lideri Kaddafi'nin devrilerek, linç edilip öldürülmesine sağladığı katkıya, insan hak ve özgürlüklerine ve demokrasiye verdiği önemi belirten söylevlerine bakarak, terörün tartışılacağı Meclis Genel Kuruluna katılmayıp, daha öncelikli görerek, Suudi Arabistan seferine çıkmayı yeğlemesi karşısında, Suudi Kralının, tüm yetkilerini ve sahip olduğu şahsi hazinesini halkına bırakarak tahtından fedakarlık yaptığını, Suudi Arabistan'a, bir gecede, yukarıdan aşağıya, hiç kan dökülmeden insan hak ve özgürlüklerine dayanan demokrasinin geldiğini, ancak benim bu ani gelişmeden haberim olmadığını düşündüm.

Öyle ya canım, insan hak ve özgürlüklerine dayalı demokratik rejimin aşığı olduğunu her söylevinde açıklayan,  ülkemizde daha demokratik yeni bir Anayasa yapmak için çırpınan, sözüm ona, insan haklarına dayalı demokratik bir rejime geçmek iddiasıyla bazı Arap ülkeleinde başlatılan ve Arap Baharı olarak nitelendirilen kurulu düzene yönelik isyan hareketlerine, aslında hiç görevi olmadığı halde, durumdan vazife çıkararak, hükümran başka ülkelerin iç işlerine karışma anlamına gelecek şekilde, açıkça destek veren, bu amaçla mevcut yönetimlerin liderlerine iktidarı bırakıp çekilmeleri için, doğrudan uyarı ve çağrı yapan, bu ülkelerin bazılarına destek amaçlı ziyaretlerde bulunan Sayın ERDOĞAN'ın; halkına zulmeden, insan hak ve özgürlüklerinden nasibini almamış antidemokratik Mutlaki Krallık ile yönetilen Suudi Arabistan yöneticilerinin ayağına kadar giderek, taziye ziyaretinde bulunmayacağını zannederek, bir an için, Suudi Arabistan' a bir gecede demokrasi geldi de, bizim mi haberim olmadı diye düşünmekten kendimizi alamadım. 

Bu nedenle, haklı olarak, Sayın ERDOĞAN'a buradan soruyorum; siz, Arap baharını, demokrasiye ve insan haklarına gerçekten inanarak, gönülden desteklemişseniz, daha önce kendisini çadırında ziyaret ederek, diz çöküp karşısında oturduğunuz Libya devrik lideri Kaddafi' nin dahi gözünün yaşına bakmayarak, onun devrilmesine ve linç edilerek öldürülmesine, insan hak ve özgürlükleri adına katlanabilmişseniz, sizin, ülkemizin en önemli sorunu olan PKK terörünün tartışılacağı Meclis Genel Kuruluna katılmayarak, taziye amaçlı özel bir ziyaret yapmak üzere, insan hak ve özgürlüklerinden ve demokrasiden nasibini alamamış olan Suudi Arabistanda ne işiniz var? 

Lütfen Türk Ulusuna açıklayınız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder