Bugün çok erken saatte uçakla depremde kaybettiğim çok değerli dostumun ailesine taziye ziyareti yapmak için Van’a gittim.Bugünkü seyahatime bir CHP li olarak değil sadece TC vatandaşı olarak çıktım.Bugün parti yok.Değerlendirilecek Devlet.
Saat 07:00 de kalkan uçakta bir çok siyasetçi, işadamı, bürokrat, teknik ekip, gazeteci vardı. Aynı uçakta yolculuk yaptığım Ankara’da nakliye ve lojistik hizmeti veren Türkiye’nin sayılı firmalardan birinin sahibi ile beraber oturduk.Firma Deprem olduktan 2 saat sonra Kriz masasından gelen talep doğrultusunda Van operasyonunda kullanılmak üzere 50 adet tırı tahsis etmiş ve 30 nu Ankara’da 20 sini İstanbul’da sevkiyatlarda kullanılmak üzere belirtilen yerlerde depremden 4 saat sonra hazır etmiş.Neden bu operasyonda gecikmeler olduğunu sordum kendisine.Bana kısaca bir matematiksel hesap yapalım dedi,ve anlatmaya başladı: “Ankara-Van arası yaklaşık 1200 Km. Ankara’da 4 saat sonra hazır ettiğim tırların yüklenmesi her tır için yaklaşık 1 saat eder.Ortalama bir tır mola ile beraber saatte 50 km hız yapar.Buda demek oluyor ki bir tırın yükleme ve ulaşım süresi toplam yaklaşık 25 saat.3 tır aynı anda yüklendiği için ilk tır 25 saat sonra Van’da olurken 30.tır yaklaşık 35 saat sonra Van’da olur.Aynı hesabı İstanbul’daki 20 tır için yaparsak tahmini 1600 km üzerinden işlem yapsak ilk tır 33 saat sonra son tır 40 saat sonra Vanda olur.Tabi bu normal hava ve yol koşullarında.Buda demek oluyor ki depremin ertesi günü tüm ihtiyaçların herkes için giderilebilme şansı yok.”Dedi.(buna benzer bir hesabı Pazartesi akşamı Feyzi İşbaşaran’nın bir tweeti üzerine bende yazmıştım).Bu hesaplamadan şunu anladım ki karayolu ile çevre illerden gelen yardımın dışındakiler ancak Salı sabahı halkın hizmetine sunulabildi.Zaten TV lerden seyrettiğimizdede görünen buydu.Yani hesap harfiyen doğru.
Uçak havalimanına bayağı bir tur attıktan sonra indi.Bir çok şirketin uçakları malzeme indiriyor,helikopterlerin biri iniyor biri kalkıyordu.Öyle TV lerde ilk başta belirtildiği gibi havalimanında göze çarpan pek bir hasar yoktu.Merkeze yaklaştıkça depremin izleri ortaya çıkıyordu.Halkın yüzündeki korku ve acıyı anlatmaya sanırım kelimeler yetersiz kalır.Dostumun evinin yakınında kurulan taziye çadırına gittim.Acıyı anlatamam.Çünkü aynı aile bu afette 3 ferdini aynı binada kaybetmiş.Burada otururken çok kişiyle sohbet ettim.Kimi Hükümete,kimi Kızılaya,kimi Belediyeye,Kimi Valiye,Kimi pkk ya,kimi BDP ye,kimi Müge Anlı ya, kızıyordu.Ama Devletine teşekkür edende çoktu.Şikayetleri kısaca altta aktaracağım.
“En çok kızılan herkesin bildiği üzere barınma sorunuydu.Gerçekten çok aile hala barınma sorununu çözememiş.Ama orada muhtar olduğunu söyleyen birisine uçakta sevkiyat üzerine anlatılan hesabı anlattığımda bana,sen kim oluyorsun,sende ajansın,koskoca A.L den dahamı iyi biliyorsun dedi.Merak ettim kim bu A.L diye.Öğrendim ki Van BDP belediye meclis üyesiymiş.Dolaştığım yerlerde tabi bu muhtar gibi düşünmeyenlerde çok fazlaydı.Biz bunları konuşurken 70 yaşlarında Vanlı bir büyüğümüz geldi.Türkçe bilmiyordu,yada türkçe konuşmak istemiyordu.Oradan biri anlattıklarını tercüme etti. “Elinde BDP ye ait kimlik kartını gösterdi.Bu ve bundan önceki kapatılan partilerde de üyeymiş.Ama dedi buraya kadar.Benim oğlan gitti,gelin gitti,50 baş hayvan gitti ama Belediye başkanıda yok,vekillerde.Ben bunlara inanıp devletime düşman oldum;işte deprem,işte enkaz işte çalışan..Asker-polis-Sağlık ekibi-Akut vs vs.dedi.Hani devlet bizi dışlamıştı.Bak koştu geldi, dedi.
Biz bunları konuşurken çığlıklar içinde biraz ilerimizdeki enkazda bir kişinin ölüsüne daha ulaşıldı.Sonrasında CHP il yönetiminden bir gençle Erciş’e geçtik.Burası korkunçtu.Çok sayıda enkaz,ağlayan analar,babalar,eşler vs vs..Kelimeler anlatmaya kifayetsiz kalır.Stadyumda kurulan çadır kentte geçtik.Orada yaşam sürmeye başlayanlar devlete-millete minnettar olduklarını elbette evlerindeki gibi olmasını beklemediklerini anlattılar.Başbakanın,Kılıçdaroğlunun,AKP-CHP-MHP milletvekillerinin,Bakanların,Komutanların ziyaretleri onları çok memnun etmiş. Sonrasında oradan ayrıldık.Yol üstünde evlerin önünde tek tük Kızılay çadırları veya derme çatma yapılmış çadırları gördük.Durduk.Buradaki halk ise tam tersi Devlete,hükümete çok kızgın.Çadır-yemek-tuvalet-ısınma sorunları olduğunu anlatıyorlar.Kendilerine neden çadır kentte olmadıklarını sorduğumuzda neredeyse bizi döveceklerdi.Açıkcası zor kaçtık.Biraz ilerde Türk Bayrağı çekilmiş bir çadırın önünde durduk.Çay demlemişler,bizide davet ettiler.Sohbet ettik.Emekli,Kürt,Vanlı bir öğretmenin çadırı.Evinin oradan ayrılmamış.O da kızgın ama daha mantıkla konuşuyor.Diyor ki: “çadırları yağmalayanlar Vanlı,buralı değiller.Onlar Diyarbakırdan bildiğin belediye otobüsleri ile BDP tarafından getirilen PKK sempatizanları.Çadırları yağmaladılar.Sonra ihtiyaç sahiplerine para karşılığı sattılar.Polisin zor kullanmasını istediler,olay çıkartıp devlet bize böyle yapıyor diye propaganda yapacaklardı”.Evin birde genç kızı vardı.Oda dedi ki: “DR.Erol geldi.Ama eli boş geldi tıpkı sizin gibi.Bize Müge Anlıyı,Acunu kötüledi,sonrada çekti gitti.”
Daha anlatacak çok şey var.Ama TV lerde de belirtildiği gibi barınma problemi çok yüksek.Gerçi Van merkezde insanlar yavaş yavaş evine dönmeye başlamış.Ama böyle bir yıkıma istenildiği veya beklenildiği gibi müdahale etmek çok kısa sürede imkanlı değil.Baştada belirttiğim gibi büyük operasyon ancak bir haftada tamamlanabilir.
İzmir-Ankara-İstanbul-Antalya-Bursa-Kayseri-Malatya ve daha birçok belediye mükemmel derecede başarılara imza atıyorlar.Hangi partiden,kim oldukları önemli değil.Can siperhane hayatlar kurtarıyor.
Birkaç güne çektiğim fotoğraf ve notlarla daha detaylı bilgi vereceğim.Çok hızlı yazılmış ön yazıdaki imla hataları,düşük cümleler için özür dilerim.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder