Ben Anamın Paşası....

Fotoğrafım
ANKARA, Türkiye
ATATÜRKÇÜ,LAİK BİR İŞ ADAMI.65 YAŞINDA VE 45 YILLIK CHP Lİ.ESKİ BELEDİYE BAŞKANI.CHP KONGRE ÜYESİ,ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ ÜYESİ,KEMALİST..VE HER ŞEYDEN DAHA ÖNEMLİSİ BİR ŞEHİT DEDESİ......

23 Ağustos 2011 Salı

BDP li-PKK lı ALTAN TAN Bu Cesareti Nereden Alıyor?

“Kemalizm’e bağlılık yemini olan bu yemin İslam hukukuna göre yanlış. Anayasal zorunluluk olursa yemin edersem edeceğim, bunun ötesinde Allah’tan özür talep edeceğim”
Yukarıdaki sözler 12 Haziran 2011 tarihinde yapılan genel seçimlerde Diyarbakır’dan bağımsız milletvekili seçilen Altan Tan’a aittir.
Anlaşılıyor ki Sayın Tan, laik Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı olduğunu unutarak veya bilerek şeriat özlemciliği yapmaktadır.
Şeriat kurallarına göre yönetilen Osmanlı imparatorluğu emperyalist güçler tarafından paylaşma aşamasına geldiğinde, Büyük önder, eşsiz komutan Mustafa Kemal 19 Mayıs 1919 da Samsun’a çıktığı tarihte kurtuluş savaşını başlatmış, 09 Eylül 1922 tarihinde Emperyalistleri İzmir’de denize dökerek, kurtuluş savaşını utku ile bitirmiştir.
29 Ekim 1923 tarihinde Osmanlı imparatorluğunun külleri üzerinde genç Türkiye Cumhuriyetini kurarak şeriat yönetimine son vermiştir.
Tüm bunların Sayın Tan tarafından bilinmemesi düşünülemez. O zaman Sayın Tan’ın bilerek şeriat özlemciliğini dile getirdiği anlaşılmaktadır.
Ayrıca, kurtuluş savaşına Türk, Kürt, Laz, Çerkez demeden yurdunu emperyalist işgalden kurtarmaya çalışan tüm yurtseverlerin, Mustafa Kemal komutasında katıldığı eşi dünyada bulunmayan bir savaştır. Bu savaşa, ölümü göze alarak katılanlardan şehit olan yurtseverlerin içinde, Sayın Tan’ın dedesi, amcası, dayısı veya çok yakınının bulunduğu kuşkusuzdur. Sayın Tan, bu söylemleriyle onların kemiklerini sızlatmaktadır.

Sayın Tan’ın Anayasal zorunluluk olarak yapacağı milletvekili andı Anayasanın 81. Maddesinde şöyle yazılıdır.
"Devletin varlığı ve bağımsızlığını vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik ve laik Cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma; toplumun huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasaya sadakattan ayrılmayacağıma; büyük Türk milleti önünde namusum ve şerefim üzerine andiçerim"
Bu ant’ta Sayın Tan’ın İslam hukukuna yani şeriata uygun görmediği bölüm “laik Cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma;” bölümüdür.
Burada Sayın Tan’a sormak gerekir. Eğer Mustafa Kemal Kurtuluş savaşıyla emperyalistleri yurdumuzdan kovmasaydı;
Osmanlı İmparatorluğu mu kalırdı?
Şeriat hukuku mu kalırdı?
Müslüman Türk yurttaşları mı kalırdı?
Merak ediyorum bu sorulara yanıtı nedir?
Eğer tümüne “kalırdı” diyorsa, pes demekten başka söyleyeceğim yoktur.
Kalmazdı diyorsa o zaman ikinci soru, laik Cumhuriyet, büyük önder Mustafa Kemal ATATÜRK’E ve ilkelerine bu kin niye?
Kemalizm, tam özgürlük demektir.
Kemalizm, dünya ulusları arasında başı dik durmak demektir.
Kemalizm, çağdaş uygarlık demektir.
Kemalizm, karanlıkları yırtarak aydınlığa çıkmak demektir.
Kemalizm, yurtta barış, dünyada barış demektir.
Kemalizm, Ümmetten –Ulusa, Hilafetten – Demokratik ve Laik rejime, Tebaadan- Yurttaşa, Cemaatten- Topluma, Seçkin sınıftan – Bizzat halkın iradesine geçmek demektir.
Sayın Tan’ın, bu ilkelerin hangisinden rahatsız olduğunu açıklaması gerekmektedir.
Sayın Tan, Kürt kökenli yurttaşımızdır. Demokrat biri olarak Kürt yurttaşlarımızın birinci sınıf yurttaşlar olduklarını, tüm alt kimlik haklarının sonuna kadar verilmesini, doğuya ve güney doğuya devletçe büyük yatırımlar yapılarak terörün salt silahlı güçlerce değil, demokrasi içinde çözülmesini isteyen bir yurttaş olarak, Sayın Tan’dan, laik anayasal düzenimize, yalnız ülkemizde değil tüm dünya devletleri içinde 20. ve 21. Yüzyılın lideri kabul edilen büyük kurtarıcımız Mustafa kemal Atatürk’e ve ilkelerine saygı göstermesini istemekte benim ve benim gibi düşünen tüm yurttaşların hakkıdır diye düşünüyorum.
Eğer bu güzel ülkemizde dil, din, ırk farkı gözetilmeksizin insanca ve beraberce yaşayabiliyorsak, bunu sağlayan laik Cumhuriyete ve büyük önder Mustafa Kemal’e, her yurttaşın minnet borcu olması gerekir diyorum.
Sayın Tan, ATATÜRK ilkelerine dil uzatma cesaretini nereden alıyor?
Merak ediyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder