" Türkiye Cumhuriyeti'nin üniter ve laik yapısına göz diken tüm unsurlara karşı bunca zahmete ve mihnete değer mi, diyorsanız, Atatürk'ün manevi mirasçısı olarak evet değer, diyorum. Çünkü Türküm ve başka Türkiye yok!"-DR. Necip HABLEMİTOĞLU
Sayfalar
Ben Anamın Paşası....
- Anasının Paşası @ataturkhaber
- ANKARA, Türkiye
- ATATÜRKÇÜ,LAİK BİR İŞ ADAMI.65 YAŞINDA VE 45 YILLIK CHP Lİ.ESKİ BELEDİYE BAŞKANI.CHP KONGRE ÜYESİ,ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ ÜYESİ,KEMALİST..VE HER ŞEYDEN DAHA ÖNEMLİSİ BİR ŞEHİT DEDESİ......
21 Ağustos 2011 Pazar
Mahalle Baskısı Gittikçe Artıyor
Şerif Mardin, 2007 yılında Ruşen Çakır'la yaptığı bir röportajda “mahalle baskısı” kavramını ortaya atarak, bu kavramla, muhafazakârlaşan bir toplum içerisinde, bu muhafazakârlaşmanın baskın hale gelmesi durumunda "dini" bir hayat tarzını benimsemeyenlerin kendilerini dışlanmış hissedeceklerini ve baskın hale gelen muhafazakârların değerlerinin ağırlık kazanabileceğini belirtmişti.
Daha sonra 2008 yılında Binnaz Toprak, İrfan Bozan, Tan Morgül Ve Nedim Şener'den oluşan Araştırma Grubu mahalle baskısı konusunda bir araştırma yaparak “Türkiye’de Farklı Olmak, Din ve Muhafazakârlık Ekseninde Ötekileştirenler” başlıklı bir rapor hazırlayıp kamuoyuna sunmuşlardı. Bu rapor tartışılırken muhafazakârlar kıyametleri koparmışlardı.
Başbakan Recep Tayyıp Erdoğan da rapora tepkisini, “Mahalle baskısı, mahalle baskısı deniyor ya, asıl mahalle baskısı bu ülkede ‘ben içmiyorum kardeşim, sen buyur iç’ diyenlere. Bunlara yapılıyor mahalle baskısı” şeklinde dile getirmişti.
Binnaz Toprak başkanlığındaki ekibin hazırladığı rapordan bazı bölümler basına satır başlarıyla basına;
*Erzurum Atatürk Üniversitesinde, Cumhuriyet gazetesini alan bir öğrencinin, arkadaşları okusunlar diye masaya bıraktığı, dönüşünde gazeteyi parçalanmış şekilde bulduğu,
*Ayni Üniversiteli bir gencin renkli tişört giymesi nedeniyle mahalle gençleri tarafından dövüldüğü,
*Adapazarı’nda erkek bir üniversite öğrencisinin balkonda şortla oturmasının yakınma (şikâyet) konusu yapıldığı,
*Adapazarı’nda bir kadın, ev eşyası satan bir firmanın tanıtım toplantısına başı açık olarak katıldığı için sıkmabaşlı kadınların “Başı açıklara ölüm” tehditleriyle karşılaştığı,
*Trabzon’da ev kiralamak isteyen bir öğrencinin “Namaz kılıyor musun?, Oruç tutuyor musun?” sorularıyla karşılaştığı,
*Trabzon’da ramazanda evinde kola içen kiracıya kızan ev sahibinin, kirayı arttırdığı,
*Batman’da bir kadın kuruluşundaki görevlinin, iki yıl önce bir genç kız gittiği düğünde pantolon giydiği için öldürüldü iddiasında bulunduğu,
*İstanbul Sultanbeyli’de liseli bir Alevi kızın, okulda Alevi olduğunu korkudan sakladığı,
*Kentli ve eğitimli gençlerin çoğunun “Mahalle baskısı” nedeniyle yurt dışında yaşamayı düşündükleri,
*Ramazanda oruç tutmayanlara karşı baskıların arttığı,
*Erkek gençlerin, saçlarını uzatmak, küpe takmak ve top sakal bırakmaktan korktukları,
Şeklinde yansımıştı.
O dönemde çıkarılan fırtınaların haklı olmadığı, son zamanlarda meydana gelen yazılı ve görsel medyaya yansıyan “mahalle baskısı” olayları ile anlaşılmıştır.
Bir kaç örnek;
*İZMİR İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün 'Eğitimde 2023 Vizyonu' başlıklı 18'inci Milli Eğitim Şurası İl Çalıştay Raporu'nda yer alan, 'ortaöğretime erişimin artırılması için bazı bölgelerde kızlarla erkeklerin ayrı okutulması' önerisi tepkilere neden oldu.
*Yozgat Kadışehri Cumhuriyet Savcısı Özcan Çabukoğlu (25), Ramazan ayında oruç tutmayıp sigara içtiği için darp edildi.
*Kars İmam Hatip Lisesi’nde yapılan karne törenine katılan Vali Ahmet Kara, “Esas karne insanın mahşer gününde alacağı karnedir” dedi.
*Mersin’in Silifke İlçesi'nde bir öğretmen, mezuniyet balosu düzenleyen öğrencilerin velilerine “Değerli veliler, Silifke Anadolu için yapılan mezuniyet gecesinin oteldeki kısmına, oğlunuzu- kızınızı lütfen göndermeyin.” Şeklinde mesaj gönderdi.
*İlahiyat Fakültesi İslam Hukuku Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Orhan Çeker'in "Dekolte giyene tecavüz sürpriz olmaz" dedi.
* Tire Asım Aras Sağlık Meslek Lisesi’nde kız öğrencilerin etek giymesinin, “uygunsuz durumlar” yaratabileceği gerekçesiyle yasaklandığı öne sürüldü.
*Giresun Valisi Dursun Ali Şahin, ilk ve orta dereceli okullarda düzenlenen mezuniyet ve kutlama törenleriyle ilgili bir genelge yayımlayarak, “törenlerde kız öğrencilerin eteklerinin diz kapağını örtecek boyda olmasına, kolsuz ve askılı kesinlikle giydirilmemesine dikkat edilmesi gerektiği” belirtildi.
Son günlerde basına yansıyan iki haber ise bu işin tuzu biberi oldu.
*Erzurum’da sokakta sigara içtiği için bazı kişilerin müdahale etmesi üzerine yakındaki öğrenci yurduna sığınan kadın, polisten yardım istedi. Olay yerine gelen polislerle, sokakta toplanan öfkeli grup arasında kısa süreli arbede çıktı.
*Beşiktaş kadın voleybol PAV takımı oyuncusu ve Haliç Üniversitesi Spor Akademisi Spor Yöneticiliği 2'nci sınıfta okuyan 19 yaşındaki Nurcan İbrahimoğlu, belediye otobüsünde ayaklarını uzattığı için bir yolcu tarafından tartaklandığını, çenesine isabet eden yumruk yüzünden dudağının patladığını otobüstekilere dönüp - benim vurduğumu gören oldu mu- diye soran saldırganın kimse ağzını açmayınca - bakın işte ben ona vurmadım o kendine vurdu - dedikten sonra el sallayarak gözden kaybolduğunu iddia etti. Kadın voleybolcu İbrahimoğlu saldırganın 'çıplak bacaklarını uzatmışsın, toplumu cezbediyorsun, sen toplumun namusunu bozuyorsun' sözlerini sarf ettikten sonra yumruklu saldırıyı gerçekleştirdiğini söyledi.
Bu örnekleri çoğaltmak olasıdır.
İşleri nedeniyle çeşitli illeri dolaşan insanların anlatımlarına göre, ramazan ayında hiçbir yerde yemek yeme olanağının bulunmadığı tehlikenin hangi boyutlara geldiğinin açık kanıtıdır.
Türkiye laik Cumhuriyetle yönetilen bir devlettir. Bir kesimin diğer kesime baskı yapması hem insan hak ve özgürlükleri ile bağdaşmaz. Hem de laik anlayışa ter düşmektedir.
Gidiş hiçte iç açıcı değildir.
Bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete!...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder