" Türkiye Cumhuriyeti'nin üniter ve laik yapısına göz diken tüm unsurlara karşı bunca zahmete ve mihnete değer mi, diyorsanız, Atatürk'ün manevi mirasçısı olarak evet değer, diyorum. Çünkü Türküm ve başka Türkiye yok!"-DR. Necip HABLEMİTOĞLU
Sayfalar
Ben Anamın Paşası....
- Anasının Paşası @ataturkhaber
- ANKARA, Türkiye
- ATATÜRKÇÜ,LAİK BİR İŞ ADAMI.65 YAŞINDA VE 45 YILLIK CHP Lİ.ESKİ BELEDİYE BAŞKANI.CHP KONGRE ÜYESİ,ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ ÜYESİ,KEMALİST..VE HER ŞEYDEN DAHA ÖNEMLİSİ BİR ŞEHİT DEDESİ......
20 Ağustos 2011 Cumartesi
UTANIN.....
Bizim, aslında hükumet sözcüsü olarak tanıdığımız ancak, AKP de joker konumunda olan ve partinin her mevkiinde serbest olarak oynayabilen, Hükumet sözcülüğünün yanı sıra asıl görevi AKP sözcülüğü olan Sayın Bülenr ARINÇ, yine, yummuş gözünü açmış çenesini, orduya verip veriştiriyor.
Ağustos 2011 Yüksek Asker Şura toplantısında, toplantı masasının başıdaki kısa kenarında, yüzünden düşen bin parça ve mutsuz bir şekilde yalnız başına oturan Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN' ın bu görüntüsünden, demokrasimiz adına büyük paylar çıkaran, Başbakana methiyeler düzen basınımızın değerli mensuplarının, bu oturma düzenine ilişkin kışkırtıcı soruları üzerine, sazı eline alan AKP sözcüsü Sayın Bülent ARINÇ'ın, mealen;YAŞ toplantısındaki bu yeni oturma düzenine methiyeler düzdüğüne, bu oturma düzeniyle, demokrasimizin, askerin vesayetinden kurtulduğuna, bir benzetmeyle de, bir köyde iki muhtarın olamayacağına, yasalarımıza göre YAŞ toplantısına Başbakanın başkanlık etmesinin gerekmesi nedeniyle, masanın baş kısmındaki kısa kenarında Başbakanın tek başına oturmasında yadırganacak bir hususun bulunmadığına, olması gerekenin bu olduğuna, YAŞ toplantısındaki sadece Başbakan' a ait olan başkanlık makamının Genelkurmay Başbakanının işgalinden kurtarıldığına ilişkin beyanlarını üzülerek izledik.
Bu sözler, hele, hele bir köyde iki muhtarın olamayacağı benzetmesini yaptığı sözleri, bu ülkede Meclis Başkanlığı, Cumhurbaşkanlığı Vekilliği yapmış ve halen de Başbakan yardımcılığı koltuğunda oturan bir devlet adamına hiç yakışıyor mu?
Sayın Bülent ARINÇ'a, bir köyde iki muhtar olmaz benzetmesine karşılık olarak, yine halk dilinde yer etmiş olan “Düşene vurulmaz” sözünü de biz hatırlatalım.
Bir dönem, ülkemizizn en güvenilir kurumu addedilen Türk Silahlı Kuvvetlerimizin içine düştüğü veya düşürüldüğü, güvenilirliğinin büyük yaralar aldığı, emekli ve muvazzaf birçok mensubunun tutuklu ve tutuksuz olarak hükumeti devirmeye teşebbüs etmek suçlamasıyla yargılanmakta olduğu, PKK'nın bu durumdan da yararlanarak saldırılarına artarak devam ettiği, PKK ve yandaşlarının, Güneydoğu bölgemizde, bağımsızlık ilanı öncesi ve bağımsızlık ilanına hazırlık olarak özerklik ilan ettiği bugünkü koşullarda, Ağustos 2011 YAŞ toplantısındaki oturma düzeninden hareketle,Türk Silahlı Kuvvetlerimizi halkımızın gözünde daha da küçük düşürecek ve yıpratacak olan beyanlarda bulunmak, asla, demokrasi savunuculuğu olamaz, bu olsa olsa, laik düzenin savunucusu olan ordumuz mensuplarına karşı geçmişten gelen bir kinin ve bir kompleksin dışa yansıması olarak değerlendirebilir.
AKP yaklaşık dokuz seneden beri tek başına iktidar ve AKP Genel Başkanı Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN da dokuz yıldan bu yana ülkemizin Başbakanı. Sayın ERDOĞAN; 2011 YAŞ toplantısına kadar birçok YAŞ toplantısına başkanlık etti. Oturma düzeninin, mevcut yasalara ve demokrasiye aykırı olduğu bugün mü aklına geldi. Demekki, dokuz yıldır sandıkta kendisine ve partisi AKP' ye oy vererek tek başına iktidar yapan milletimizin iradesine sahip çıkamamış ve milletin emanetine hıyanet etmiş.
Demek ki, demokrasiye sahip çıkabilmek, orduyu, demokrasinin vasiliğinden azlederek, demokrasinin velayetine sahip çıkabilmek için, dokuz yılı kapsayan çıraklık ve kalfalık dönemini kazasız belasız atlatmak ve ustalık dönemine geçiş yapmak gerekiyormuş.
Allahımıza şükürler olsun ki, AKP ve Sayın ERDOĞAN, üçüncü kez seçimleri kazandı da, çıraklık ve kalfalık dönemlerini atlatarak ulaştığı ustalık döneminde, YAŞ toplantı masasının kısa kenarında tek başına oturarak, demokrasimizi, ordunun vesayetinden kurtardı.
Aksi olsaydı ve Maazallah, seçimleri, tek başına veya Sayın BAHÇELİ ile birlikte koalisyon yapacak şelilde CHP lideri KILIÇDAROĞLU kazansaydı, millet olarak ne yapardık? KILIÇDAROĞLU' nun ustalık dönemine kadar sekiz yıl bekledikten sonra, o da üçüncü kez seçimleri kazanabilirse, KILIÇDAROĞLU, YAŞ toplantısında başkan sıfatıyla toplantı masasının kısa kenarında tek başına oturma cesaretini göstererek orduya kafa tutabilecek ve ülkemiz, sekiz yıl gecikme ile askerin vesayetinden, ancak 2019 yılında kurtulmuş ve gerçek demokrasiye sekiz yıl gecikme ile ulaşabilecektik.
Şu mübarek Ramazan günü, bizi YAŞ toplantı masasınıın kısa kenarında tek başına oturma cesaret ve ehliyetini ancak kazanabildiği ustalık döneminde de, Recep Tayyip ERDOĞAN' ın Başbakanlığından mahrum bırakmayan ve bizi KILIÇDAROĞLU' nun ustalık dönemine kadar geçecek olan bir sekiz yıl daha beklemeden, YAŞ toplantısının başladığı 1.Ağustos.2011 tarihi itibariyle, askerin vesayetinden arınmış, ancak, yargısı bağımlı, halkının büyük çoğunluğu işsiz ve açlık sınırında, ülkesi parçalanmanın eşiğinde, ekonomisi borsaya endeksli, cari açığı had safhada, gelir dağılımı adaletsiz, halkı mutsuz, kafaları türbanlı kadınlarının her geçen gün çoğaldığı, sivil ve türbanlı gerçek bir demokrasiye kavuşturan Yüce Tanrımıza, dua ve şükrediyoruz!
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Bulent Arinc zamaninda asagidaki cumleleri kurdugu zaman TSK dusmanligini zaten acikca dile getiriyordu.
YanıtlaSil“Allah'a çok şükür ediyorum ki Türkiye bunların zamanında bir savaşa falan girmemiş. Yoksa bunların savaşacak halleri yok. Askerlikten başka her şeyi yapmışlar. Siyasetle uğraşmışlar, darbelerle uğraşmışlar. Memlekette kendi kafalarına göre uygun buldukları işleri yapmak için maalesef yasa dışı güçlerle bile iş birliği yapmaktan çekinmemişler. Bu çok yanlış bir şey, ama eğer Türkiye'de Ak Parti iktidarı olmasaydı, bunlara karşı hiçbir hükümet ayakta kalamazdı. Bizi biz yapan bunlarla mücadele etme noktasıdır.”
Kaldi ki, Arinc'in bu dusmanligi neden besledigi ve nelere dayandirarak surekli olarak TSK uzerinden acik pazar oyunlar oynadigi da herkes tarafindan bilinen bir gercek.
Kendi sozlerinin icerisinde bulunan, kendi kafalarina gore isler yapmak icin maalesef yasa disi guclerle is birligi yapmak ibaresine ne kadar uyumlu davrandiklarini soylememiz yanlis olmaz diye dusunuyorum.
Sivil demokrasiyi sadece TSK tasviyesi gibi gorup, yargiyi tekeline almak icin her turlu komployu yoktan var etme becerisine sahip, uretken bir iktidar tarafindan yonetiliyoruz.
İşi sadece yersiz ve mesnetsiz aciklama yapmak olan, en azindan tarafimdan bu sekilde gorulen Arinc'in devlet erkaninda yetkili oldugunu unutmayip yaptigi aciklamalarda mantikli olmasi gerekmektedir. TSK'ya sergilenen dusmanlik, bu ulke halkina demokratik bir hava dayatmaktan baska bir sey de degildir.
Sonumuzun hayirlara vesile olmasini temenni ederim