Seçimi kazanmanın sevinç ve coşkusuyla yapılan balkon konuşmalarının Hiçbir sonuç vermediğini yine üzülerek hep birlikte görüyoruz.
AKP liderinin ve erkanının, AKP' ye oy vermemiş olan CHP'li seçmeni de rencide edecek şekilde, CHP lideri Sayın KILIÇDAROĞLU'na yönelik olarak yaptıkları konuşmalara bir bakınız.
AKP'li Hüseyin ÇELİK, CHP lideri Sayın KILIÇDAROĞLU' nun alevi mezhebine mensup olduğuna gönderme yaparak, Recep Bey'in Suriye politikasını eleştiren Sayın KILIÇDAROĞLU' na yüklenerek, mezhebe dayalı bölücülük yapabiliyor, Recep Bey ise, Sayın KILIÇDAOĞLU'nun kirli dudağı ile kendi temiz alnını öpemeyeceğini söyleyerek, bir Başbakana yakışmayan muhalefet örneği veriyor.
Sayın ERDOĞAN; iktidar partisinin lideri ve Başbakan olarak, mümkün olduğunca, ana muhalefet partisi ile iyi geçinmek, ana muhalefet partisi ne kadar ağır eleştiri yaparsa yapsın, iktidar partisi olarak, soğuk kanlılığını muhafaza etmek ve iradesine hakim olmak zorunda olduğunu, bunun iktidar sorumluluğunun bir gereği olduğunu asla unutmamalıdır.
AKP lideri Sayın ERDOĞAN' ın; Türk dış politikasını, AKP yi ve kendi liderliğini içte ve dışta güçlendirmek amacıyla kullandığını, duygusallığın yeri olmayan dış politikada duygusallığı ön plana geçirdiğini, aklı ve ülkenin makro menfaatlerini göz ardı ettiğini, Davosdaki “van minut” çıkışının, iç politikada ve ortadoğu ülkelerine yönelik dış politikada prim yaptığını gördükçe, kendisini, İsrail ile sorunlu arap ülkeleriyle özdeşleştirerek, adeta İsrail ile Filistin arasındaki sorunun direkt tarafı imiş gibi, İsrail'e meydan okuduğunu, İsrail ile diplomatik münasebeti ikinci katip düzeyine indiren karar başta olmak üzere, bir dizi kararlar alarak, Gazzeye Türk donanması eşliğinde yardım götürmeye kalkışarak, İsrail ile bir sıcak askeri çatışmayı dahi göze alabilecek kadar gözünün döndüğünü endişe ile izlemekteyiz.
Sayın ERDOĞAN'ın, bölgenin aktörlerinden birisi olarak, komşu ülkelerin sorunlarına kayıtsız kalmaması,İsrail'in haksız zulmüne maruz kalan Gazzenin yanında yer alması, bir yere kadar savunulabilirse de, Ulu önder Atatürk'ün yurtta sulh, cihanda sulh politikasına zarar veren ve İsrail düşmanlığına yol açan aşırılıklardan kaçınarak, aklını başına alması ve herşeyden önce ülkemizin ve halkımızın menfaatlerini düşünmesi zorunludur.
Suriyenin iç işlerine karışan, İsrail ile ipleri koparan bir dış politikaya imza atan AKP'nin ve Sayın Liderinin bu dış politikalarını haklı olarak eleştiren ana muhalefet partisi liderine ağıza alınmayacak laflarla yüklenen ERDOĞAN ve kurmaylarını, sakin olmaya ve akılcı davranmaya davet ediyorum.
" Türkiye Cumhuriyeti'nin üniter ve laik yapısına göz diken tüm unsurlara karşı bunca zahmete ve mihnete değer mi, diyorsanız, Atatürk'ün manevi mirasçısı olarak evet değer, diyorum. Çünkü Türküm ve başka Türkiye yok!"-DR. Necip HABLEMİTOĞLU
Sayfalar
Ben Anamın Paşası....
- Anasının Paşası @ataturkhaber
- ANKARA, Türkiye
- ATATÜRKÇÜ,LAİK BİR İŞ ADAMI.65 YAŞINDA VE 45 YILLIK CHP Lİ.ESKİ BELEDİYE BAŞKANI.CHP KONGRE ÜYESİ,ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ ÜYESİ,KEMALİST..VE HER ŞEYDEN DAHA ÖNEMLİSİ BİR ŞEHİT DEDESİ......

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder