Arap dünyasının yeni lideri, arap aleminin yeni NASIR'ı, Mısır fatihi Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN' ın, Mısır ziyareti sırasında yaptığı bir konuşmada söylediği, “Ben laik değilim ama, laik bir devletin Başbakanıyım” sözleri, AKP'nin ve onun sayın liderinin laiklik anlayışını ve yorumunu açıkça gözler önüne sermekte ve Anayasa Mahkemesinin, AKP hakkında vermiş bulunduğu, laiklik karşıtı eylem ve faaliyetlerin odağı haline gelmiş olduğuna ilişkin kararının, ne kadar isabetli bir karar olduğunu tartışmasız ortaya koymuştur.
“Hem laik, hem Müslüman olunamaz” diyen de Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN değil miydi?
ERDOĞAN'ın, Mısır ziyareti sırasında sarf ettiği; “Ben laik değilim ama, laik bir ülkenin Başbakanıyım” sözü ile yine ERDOĞAN'ın daha önce söylediği, “Hem laik, hem de Müslüman olunamaz” sözleri arasında anlam olarak hiçbir fark bulunmamaktadır. Her iki söz de aynı kapıya çıkmakta, birbirini tamamlamakta ve güçlendirmektedir.
“Ben laik değilim ama, laik bir ülkenin Başbakanıyım” gel de işin içinden çık bakalım. Anlayan beri gelsin.
Sayın ERDOĞAN'a sormak lazım, Müslüman olmak için laik olmayacaksın, laik olmadığın halde de, kendi hür iraden ile laik bir ülkenin Başbakanlığına talip olup, seçim kazanarak, o laik ülkenin Başbakanı olacaksın.
Müslüman isen ve senin anlayışına göre, Müslüman kalabilmen için de laik olmaman gerekiyorsa, niçin laik bir ülkenin Başbakanı oluyor ve Müslümanlığına gölge düşüren laik uygulamaların içine giriyorsun?
Bize göre, bu anlayışta olan bir kişi, laik bir ülkeye, kendi hür iradesiyle isteyerek Başbakan oluyorsa, ya Müslümanlığından taviz verecek veya Başbakanı olduğu laik ülkeyi, anti laik bir şekilde yönetmeye çalışacaktır.
Laik olmayan ve laik olmadığını tüm dünya kamuoyu önünde açıkça itiraf eden, laikliği bir yaşam ve yönetim biçimi olarak özümseyip içine sindiremeyen bir kişinin laik bir ülkede, ülkeyi laik bir şekilde yönettiğine kim inanabilir?
Devlet dediğin kimdir? Devlet bir kavram olup, devlete ve devlet idaresine hayat ve yön verenler, en başta o devleti yöneten kişiler olmak üzere o devletin vatandaşlarıdır. Laik bir ülkenin en tepe noktasındaki Başbakanı laik değilse ve bunu açıkça itiraf edebiliyorsa, o ülkede laik bir yönetim şeklini uygulayabilmek ve hayata geçirebilmek nasıl mümkün olacaktır?
Teşbihte hata olmaz, Sayın ERDOĞAN'ı tenzih ederek bazı örnekler vererek benzeetmeler yapacak olursak;
Ben demokrat değilim ama, demokrat bir ülkenin başbakanıyım diyen bir kişi, Anayasası ve yasaları ne kadar demokrat olursa olsun, o ülkeyi demokratik bir şekilde yönetebilir mi?
Ben kısırım ama, çocuk sahibi olmak için yanıp tutuşan bir bayanın eşi olmaya talibim diyebilir misiniz?
Ben ırz düşmanıyım ama, tüm mahallenin kadın ve kızlarının namusu benden sorulur diyebilirmisiniz?
Benim elim uzun ama, tüm mahallelinin parası, malı, mülkü bana emanettir diyebilirmisiniz?
Bu örnekleri daha da uzatabiliriz.
Demek ki; bizim ülkemizde laik olunmadan da, ülkeyi, hiç kadrolaşmadan laik bir şekilde yönetmek mümkün olabiliyormuş! 15.09.2011
" Türkiye Cumhuriyeti'nin üniter ve laik yapısına göz diken tüm unsurlara karşı bunca zahmete ve mihnete değer mi, diyorsanız, Atatürk'ün manevi mirasçısı olarak evet değer, diyorum. Çünkü Türküm ve başka Türkiye yok!"-DR. Necip HABLEMİTOĞLU
Sayfalar
Ben Anamın Paşası....
- Anasının Paşası @ataturkhaber
- ANKARA, Türkiye
- ATATÜRKÇÜ,LAİK BİR İŞ ADAMI.65 YAŞINDA VE 45 YILLIK CHP Lİ.ESKİ BELEDİYE BAŞKANI.CHP KONGRE ÜYESİ,ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ ÜYESİ,KEMALİST..VE HER ŞEYDEN DAHA ÖNEMLİSİ BİR ŞEHİT DEDESİ......

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder